Doğuş Çiçekli

Kentlerde yaşayan insanların en büyük problemlerinden biri masumluklarını yitirmeleridir. Çarklar onların sivri hatlarını alıp yumuşatır ve bir diğerine evirir. Masum doğan insan kocaman gökdelenlerin, işlemeyi bekleyen çarkların arasında yitirir bu duyguyu. Günümüz yolculuklarından en anlamlı olanı, masumiyete yapılan yolculuktur. Masumiyete yapılan yolculuklarda insanlar yolda, kaybettiklerini görür. Aşılan her kilometre, kaybedilen duyguları yeniden katar insanın içine.    Cuma akşamı, 24 gönüllü masumiyet keşfine çıktık. Keşifler kazma kürekle olur sanar çoğu insan, bizim yanımızda kitaplar vardı, umut vardı, sevgi vardı. Keşif dediğin böyle olur! Adını sorduğum çocuğun adını dahi yüksek sesle söyleyemediği bir ortamda yarın o çocuktan ona yapılanlara ses çıkarmasını beklemek hayalcilik olurdu. Yapmamız gereken şey, çocuklara var olduklarını hissetirmekti. Onlara, onlardan biri olduğumuzu hissetirmekti. 3 gün boyunca elimizde avucumuzda ne kadar duygu var ise hepsini vermeye çalıştık o yavrulara. Aralarında gülmeyi özleyenler vardı, giderken ağlayanlar, her sunduğumuz duyguya tereddütle yaklaşanlar vardı. Karşılıksız sevilmeyi özleyenler vardı aralarında, söz mü dediğimizde söz vermeye can atan tertemiz yürekler vardı. Tertemiz doğalarını kirletenlere kızanlar vardı aralarında, Necati hoca gibi imam olacağım ben diyenler vardı, senin gibi avukat olacağım diyenler, ben asker anası olacağım diyordu ufacık parmaklarıyla yüreğini gösteren Fatma, hayali pastaya mum dikerken dünyadaki bütün insanlar mutlu olsun deyip mumu üfleyen Mert vardı, cebindeki telefonu ve şarj aletini etkinliğin ortasında çıkarıp, bunu şarja takar mısın abi diyen Furkan vardı, ez cümle orada tertemiz yürekler vardı ve biz onlara dokunduk. İyi ki varsınız GYÇK üyeleri.


Bursa-Balıkesir Projesi
Doğuş Can Çiçekli