Ali Ceyhun Çelikman

Tam anlamıyla benim son iki projemde katıldığım Sanat-2 etkinliği içerisinde, kardeşlerimize anlattığımız “Altın Oran” projesiydi diyebilirim. Aydın Ağabey’in uğuru mu yoksa yeni gönüllülerimizin yüksek enerjilerinden midir bilinmez ama eski gönüllülerimizin, ilk yıllarda yok imkânlarla gerçekleştirdikleri projelerden aldıkları tadı onlara tattırarak, yok eleştiriyle evimize döndük ya ölsem de gam yemem artık. Gerçekten benim için ve yönetimimiz için eski gönüllülerimizin eleştirileri ve doğru yönlendirmeleri çok önemli. Önceki projede gelen haklı eleştiriler ne kadar doğru ve bizi olumlu yönlendirdiyse bu projeden eski gönüllülerin çok memnun kalmaları da o kadar mutluluk verici. Benim için bir projenin ne kadar başarılı gerçekleştiği, hiçbir talihsizlik yaşamadan eve dönebilmek, yeni gönüllülerin tüm kurallara uyması ve güzel bir etkileşimde bulunmaları, velilerin, öğretmen ve öğrencilerin yüksek katılım göstermeleri gibi ölçütlerin yanında, eski gönüllülerimizin yüzlerindeki memnuniyet ifadesini görebilmek de önemli bir değerlendirme unsuru. Bu proje dönüşü eski gönüllülerimizin izlenimlerini dinlerken en çok buna dikkat ettim ve yüzlerinde o ifadeyi görmenin mutluluğunu yaşıyorum şu anda.
Nevşehir ve Niğde’de gittiğimiz iki okuldaki kardeşlerimiz de kendileriyle bir alışveriş gerçekleştirebildiğimiz, anlattıklarımıza ve yaptığımız etkinliklere doğrudan reaksiyon gösteren öğrencilerdi. Yalnız, Niğde neydi öyle sahi? O nasıl bir veli katılımı, o nasıl bir bizleri kapılarda karşılayan ve onlara etkinlik yapacağımızı duyduğunda sevinç çığlıkları atan çocuklardı öyle? Ben artık kaçıncı projeme katıldığımı sayamıyorum ve ilk defa böyle tepkilerle karşılaşıyorum. Yine çocukları mutlu etmeye giderken onlar beni mutlu etti ya! Sağ olsunlar, var olsunlar. Okuyup, bizi geçip, bütün ülkeyi mutlu etsinler inşallah. İkinci okulumuzda veli katılımının yüksekliği de beni hayretler içinde bıraktı. Bu projenin belki de en önemli ayağı velileri doğru yönlendirebilmek. Veliler etkinliğe katılmaz veya yapılan sohbete iştirak etmezlerse bizim projemiz bir nevi yarım kalmış oluyor. Eynelli Köyü, tüm güzellikleri ve insanının candanlığının yanında, eğitime ve gelişmeye olan katılımcı bakış açısıyla inanılmaz takdirimi topladı. Keşke her gittiğimiz köy böyle ailelere sahip olsa da bizler de veli sunumunun inceliklerini iyicene öğrenip, Erkam’ın yetişemediği yerlerde devreye girebilsek. (Gökhan, Özge ve Dilara başkanlarımızı konudan ayrı tutuyorum )
Yeni gönüllü arkadaşlarımızın enerjisinden bir kez daha bahsetmek istiyorum ki; “Bir El de Sen Uzat Anadolu’ya” projelerinin temel taşı onlardır. “Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür” atasözünden yola çıkarak, gittiğimiz bir projede yeni gönüllümüz ne kadar aktif ve katılımcıysa, ne kadar çabuk ortama alışıp da çocuklara umut olmaya kendini adapte ederse, o proje o kadar iyi bir proje oluyor. Yeni gönüllü arkadaşlarımız, hepimizin, ilk katıldığı projede yaşaması olası çekingenlik ve tedirginliklere kapılmadılar ve hepsi birer pedagog gibi çocuklara yaklaştılar. Hiç birimiz diyemeyiz ki “şöyle bir işe el attım da yeni gönüllü arkadaşımız işin ucundan tutmadı” Bu çok önemli bence. Bu çok önemli gönüllü seçimini yapan Eğitim Komisyonu’muzu da ayrıca tebrik etmem gerekiyor. Çok severek katıldığımız ve her gün eski güzellikleri koruyup yeni güzellikler katmak için çabaladığımız kulübümüze yepyeni canlar kattınız. Şahsi olarak da yepyeni dostlar tanımama vesile oldunuz. Eğitim Komisyonu’muzun değerli üyelerine bolca teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bir de kulübü bedenen sırtında taşıması yetmiyormuş gibi fikren de önemli katkılarda bulunan depo sorumlusu arkadaşlarımızı da tebrik etmek, güzel dostlukları için ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Girdiğim etkinlik hakkında görüşlerim ise Sanat-2 etkinliği için 6, 7, 8. sınıflar uygun görülmüş. Ancak bence tam olarak bu projedeki gibi 4. ve 5. sınıflar için olmalı. Çünkü hem kendi o yaşlardaki bilgi altyapımı düşünüp bunu etkinlikteki kardeşlerimizle de tecrübe edince, etkinliğimizin tam o yaş grubuna nokta atışı yaptığını gözlemlemiş oldum. Sanki 10-11 arası yaş grubu sanat ve bilimin sentezlenmesini, teknoloji ve bilimsel gelişmeleri ve geçmişte yapılan icatları en iyi algılama ve merak etme yaşı gibi olarak düşünmekteyim.
Son olarak, yukarıda sadece eğitim komisyonu ve depo sorumlusu arkadaşlarımıza teşekkür ettiğim algılanmasın. Geçen proje izlenimimde de dediğim gibi ilk taşı koyandan, bu güzelliğin oluşmasında ve büyümesinde katkısı bulunan, sorumluluk ortaya çıktığı anda elini taşın altına koyan kim varsa hepsine ayrıca teşekkür ederim. Hep birlikte nice 88. projelere.


Niğde-Nevşehir Projesi
Ali Ceyhun Çelikman