Yasemen Burcu Sekman

Heyecan,stres,sıkıntı,isteksizlik,uykudan zor uyanmanın verdiği mahmurluk gibi gibi gibi duygular içerisindeydim sabah uyandığımda.Sıcacık yatağımı bırakıp da yollara düşmek inanın o kadar zor geldi ki...Sabah saatin beş buçuğunda ıssız yollardan geçerek otobüsün bulunduğu yere geldim ve alelacele otobüse bindikten sonra yola koyulduk.Hala daha işin ciddiyetinde değildim belki de.Etrafa anlamsız,boş gözlerle bakarak buradaki çılgın insanları tanımaya çalışıyordum.O kadar çılgınlardı ki,nasıl anlatsam,bir kere hepsi hayat doluydu,hepsinin yüzünden eksiltmediği kocaman gülümsemeleri ve bence en önemlisi sevgi dolu yürekleri vardı.Ben daha neye uğradığımı anlamadan okula vardık.Çocukları görene kadar hala ciddi bir işin içerisinde olduğumu anlamıyordum.Ama o ilk çocuğun gelmesiyle,bana gülerek "günaydın!" demesiyle her şey tepe taklak oldu.O mutsuz Yasemen gitti yerine sabah otobüste gördüğüm o çılgın(!) insanlar gibi etrafa gülücükler saçan,adeta bir çocuk gibi hoplayan zıplayan değişik bir Yasemen geldi :).İnanır mısınız kendimi tanıyamadım!   Çocuklar o kadar güzeller ki, tarifi imkansız bir sevgiyle ve kederle dolular.Hepsinin gözlerine tek tek baktığınızda arkasında yatan yaşanmışlıkları anlamak çokta zor değil.Hepsinde bir acı var,hepsinde bir keder...Ama bir o kadar da mutlular.Hayata sımsıkı sarılmışlar,dört elle.Bizim başaramadığımız gibi.Hani biz her şeyde çok kolay pes ederiz,"hayır daha yapmayacağım,bir daha asla gitmem,yapamıyorum işte" gibi sözler sarf ederiz ya,bu çocuklar öyle değil.Bu çocuklar farklı.Bizim olduğumuzdan daha fazla mutlular,bizim yaşadığımızdan daha fazla şeyler yaşamışlar,bence en önemlisi o kadar "yok"luğun içerisinde hala okuma sevgisi taşıyorlar içlerinde.Çoğumuzun hala başaramadığı gibi...Onlar yokluk içerisinde mutlu olmayı başarabilmiş,biz varlık içerisinde mutsuzluğa alışmışız.Onlar acıların içerisinde gülmeyi öğrenmiş,biz sevginin içerisinde ağlamayı...Ne tezat bir durum değil mi?   O çocuklardan benim öğrendiğim çok şey var. Öncelikle ben onlardan sevmeyi öğrendim. Karşılıksız, sıcacık, korkmadan, utanmadan sevmeyi...Sarılmayı öğrendim.Bir insana sevginizi en iyi anlattığınız yöntemi,sarılmayı.Gene utanmadan ve korkmadan.Ve ben o gün şunu öğrendim,beni hayatta üzecek tek şey,bir çocuğun gözündeki pırıltının sönmesi ve gene beni hayatta mutlu edecek tek şeyin bir çocuğun gözlerindeki ışık olduğunu.   Gün sonunda iyi ki dedim.İyi ki gelmişim.İyi ki buradaki çocuklarla tanışmışım,buradaki insanları tanımışım.İyi ki varsınız,iyi ki varız ve iyi ki varlar.Sabahın köründe uyanmak,çocuklardan daha önemli değilmiş.Olsun varsın ben uykusuz kalayım ama o çocuklar eğitimsiz kalmasın.Daha gidecek çok yolumuz var değil mi?


Yasemen Burcu Sekman
Erkam Avcı