Muhammet Erkam Avcı

Uzun zaman olmuş izlenim yazmayalı. Nasıl, nereden başlayayım bilemedim. 2010'un başında tanışmıştım o zamanın YİBO'ları şimdini YBO'larıyla. Neredeyse dört yıl geçmiş aradan. Yeşilli YBO'ya ilk gittiğimde 4.sınıf olan öğrenciler, bu yıl mezun olacaklar.
Projeler ilk başladığımda üniversite 2.sınıf öğrencisiydim, şimdi ise iki yıllık öğretmenim. Bu dört yılda eğitimde sınav sisteminden, ders içeriklerine; kullanılan materyallerden, ders saatlerine birçok şey değişti. Aynı kalan, değişmeyen şeylerde var. Kötü olanları; yatılı okulların sorunları bu okullardaki çocukların durumları, fırsat eşitsizliği, köy okullarındaki ve YBO'lardaki yetersizlikler. İyi olanları ise ilk projeden beri kulübümüzde devam eden "çocuk sevgisi" ve onlara verdiğimiz değer, onlara inancımız. Az önce kulübün ilk izlenimlerini okudum, ilk projemizin fotoğraflarına baktım. Bu zamanla kıyasladım. Ve 60 projedir çocuklara olan sevgimizi ve inancımızı hiç bozmadan koruduğumuz için fazlasıyla mutlu oldum.
Dünya'da sevilmek, iz bırakmak o kadar kolay ki sadece samimi olmak, gönülden iletişim kurmak yeterli. Biz dört yıldır bunun uğraşını veriyoruz. Tek bir amacımız var ve hiç değişmedi. "Bu çocuklar okusun ve bizi geçsin" bunu önce kalp ile sonra dilimizle binlerce kez tekrarladık. Ve en önemlisi biz bu söze, bu hedefe inandık. Çocukların gönlünde bir günde kahraman olmamızı sağlayan hiç şüphesiz bu karşılıksız sevgi ve bu hedefe olan inancımızdır. Bugüne kadar binlerce km yol gittik. Onlarca köye, okula yolumuz düştü. Artık sayısını sayamayacağımız kadar yüreklere dokunduk. Onlara bu hedefimizi aşıladık. Biz çocukları çok seviyoruz. Bir çocuğu seven veya onun sevgisini kazanmaya çalışan insanın gönlünde gram kötülük olmaz bunu biliyor, gittiğimiz her yerde bunu anlatıyoruz. Çocukların sevgiye kitaptan, kalemden daha fazla ihtiyaçları olduğunu dile getiriyoruz. Kameraların önünde çocuklara kitap, kıyafet dağıtmak yerine, onların gözlerine bakarak sevgimizi paylaşıyor, onların kalplerine girmek istiyoruz. Kitap, kalem, vs. olmadan da başarı yakalanılabilir, "Çoban Hüseyin" hikayesini bu yüzden hep anlatıyoruz. Sadece inanarak her şeyi yapabileceklerini, istedikleri her konuma ulaşabileceklerini aktarıyoruz. Biz kitap, oyuncak vs. dağıtmıyor; umut aşılıyoruz. 
Acıma yerine, sevgi ile yaklaşıyoruz çocuklara. Güneş gibi parlamalarını istiyoruz tüm çocukların. İşin özü biz çocukları çok seviyoruz. Sizde de aynı duygular varsa bekleriz.


Mardin
Erkam Avcı